İtiraf ediyorum, ben de bir zamanlar MMORPG'lerden çok korkardım. Her zaman lüks olarak gördüğüm Ultima Online'ı bile "profesyonellerin işi" diyerek gözümde büyütürdüm. Ama onların incelmelerini okumaktan da ayrıca zevk alırdım. "Acaba bir gün ben de oynayabilir miyim?" düşüncesi devamlı bir umuttu içimde. Online oyunlar benim için erişilemeyen olamaya devam etti bir süre. Sırf bu yüzden çok sevdiğim Diablo 2'yi bile online oynamıyordum. Daha sonra ufak ufak basit versiyonlarla başladım bu türe. Ama beklediğim gibi karışıklık veya acemilik yaşamadım. Bunun üzerinde uzun yıllardır single player RPG'leri oynuyor olmamın büyük payı vardı elbette. Sonraları piyasaya çıkışından önce ön incelemelerini okuduğum, televizyon programlarında da videolarına bakıp iç geçirdiğim, benden başka herkesin "muhteşem bir oyun olacak" cümleleriyle beklediği o oyunu bir müzik marketin rafında gördüm. O zaman oraya gidiş nedenim online oyun satın almak değildi. Biriktirdiğim paramı o zamanlar hit olan bir oyunu orijinal almak için harcayacaktım. Aklımda soru işaretleri vardı. Acaba alsam hata yapar mıyım düşüncesinin yanında, daha önce okuduğum oyunun çok sattığına ve zor bulunduğuna dair haberlerde ağır basıyordu. Büyük tereddütlerin sonunda oyunu satın aldım. Ama düşüneceğiniz gibi eve gidip hemen oyuna başlamadım. Bir süre benim rafımda da bekledi o güzide oyun. Sonunda, bir gün artık yeter diyip oyunun ilk CD'sini bilgisayara taktım. Zaten 2 CD olan oyunun kurulum işlemi bittiğinde ne üye olma bölümünde, ne de CD key girme olayında sorun yaşadım.
Oyunu açıp oynamaya başladıktan sonraki üç gün boyunca ne yaptığımı hatırlamıyorum. Gözümde büyüttüğüm bütün o sorunlar Guild Wars sayesinde silinip gitmişti. Daha sonra elimde ne kadar para varsa hepsini diğer o meşhur MMORPG'lere yatırdım. Şimdi geçmişe dönüp baktığımda ne kadar büyük bir hata yaptığımı anlıyorum. Eğer içinizde Online RPG'ler için en ufak bir tereddüdü olan varsa ve para vermek istemiyorum diyorsanız benim yaptığımı yapmayıp hemen herhangi bir MMORPG ile bu türe başlayın. İnanın insanın gözünde büyüttüğü bütün o abartı sorunlar bir çırpıda yok olup gidiyor. Başlamamız için neyi tavsiye edersin diye sorarsanız cevabım sadece Guild Wars'tur. Diğerlerine sonra bakarsınız, yeni bir türe başlarken yapacağınız en iyi şey en mükemmelinden başlamak olacaktır...
Bildiğiniz gibi şu son iki ay içerisinde birçok yerde "2005'in en iyi oyunları" seçmesine şahit olduk. Birçok otorite için Civilization 4 yılın birincisi olsa da kimsenin kendisini kandırmaması gerek. Bu yılın en iyi oyunu Guild Wars'tu. Ayrıca GW incelemesi için biraz geç kalındığını düşünebilirsiniz. Fakat unutmayın online oyunların yaşı olmaz...
Şimdi gelin bu harikulade oyunun incelemesine geçelim.
mitHtcn
13-02-2006, 20:09
Böylesine güzel quest'ler...
Oyuna keyfimize göre bir karakter oluşturduktan sonra Ascalon City'de oyuna başlıyoruz. Daha şifremizi girdikten sonra oyunu Role Playing mi, yoksa PVP mi (player vs player) olarak oynayacağımızı belirlemek gerçekten güzel bir şey. Eğer Role Playing olarak oynamayı seçerseniz oyunun senaryosunu daha bir kapsamlı olarak göreceksiniz. Ascalon'a ilk adımımızı attığımız andan itibaren grafik şovu karşısında insanın gözleri kamaşıyor. Daha önce bu tip oyunlarda tecrübeli olan arkadaşlar için herhangi bir zorluk olmayacaktır. Ama ilk deneyimi olanlarda tuş kombinasyonlarını anladıkları beş dakikadan itibaren oyunun neredeyse ustası olabilirler. Tuş kombinasyonları ve diğer kontroller inanılmaz derecede basite indirgenmiş. Bu kısımlara daha sonra değineceğim, şimdi quest yapısına geçelim.
Oyunda kontrollere alıştıktan sonra etrafta gezinirken tepesinde yeşil ünlem işaretleri olan kimseler fark edeceksiniz. Bunlar bizim quest aldığımız kişiler. Bu NPC'lerden aldığımız quest'lerin derecesi ve uzunluğuna göre aldığımız experiance puanları farklı oluyor. Tamamlanan görevler başta 250 exp, 300 exp gibi puanlar verirken, bu sayı ileride 4000 gibi değerlere ulaşıyor. Diablo gibi birçok Hack'n Slash'te olduğu gibi "kesip, biçmek" tabiri Guild Wars'ta pek birşey ifade etmiyor. Quest tamamlamanın getirisi yaratık parçalamaya göre daha fazla ve doyurucu oluyor. Bu tabii ki "yaratık öldürdüğümüzde exp puanı kazanmıyoruz" demek değil. Ama bunların dereceleri diğer şekle göre daha az tutulmuş.
Görevler konusunda bahsetmek istediğim diğer başka bir nokta ise bazı bölgelerde "missions" ibresi ile diğerlerinden ayrılıyor olmaları. Bu tip görevlerde normal quest'lerden farklı olan ana senaryo bölümleri yapılıyor. Bu quest'ler (fazla bilgi vermek istemiyorum ama yine söyleyeyim) Prince Rurik ve onun çevresinde gelişen olayları konu alıyor. Oyunda aldığımız quest'lerin açıklamalarına "L" tuşu ile bakabiliyoruz. Buradan istersek görevler arasında geçiş yapıp, istersek iptal etme işlemlerini de yapabiliyoruz. Yine de ben oynarken kolaylık olsun diye bu tuşu "Q" ile değiştirdim. Sizde sizin için en uygun olanı ayarlayabilirsiniz. Ulaşmamız gereken noktaya tabii ki harita sayesinde varabiliyoruz. Yeşil ibreler yardımıyla da gideceğimiz yönü kolayca bulabiliyoruz. Ama senaryo görevlerinde yolu kendimiz bulmamız lazım. Son olarak da senaryonun neyi işlediğinden bahsedelim. Oyuna başladığımız Ascalon City bir süre sonra saldırıya uğrayarak şekil değiştiriyor. Bu olanların arkasında yatan sır perdesini açığa çıkarmak oyundaki senaryomuz. (bilenler anlamıştır fazla yüzeysel oldu :)
mitHtcn
13-02-2006, 20:09
Böylesine sanatsal grafik...
Grafikler ise tek kelime ile muhteşem. Söylenebilecek başka bir tabir gelmiyor aklıma. Belki harika, aşırı, aykırı, inanılmaz, "ağzım açık kaldı" gibi kelime ya da kelime grupları kullanabiliriz. Ama en uygunu sanırım sadece "muhteşem" demek. Ben hayatımda bu kadar sanatsal, bu kadar renkli, bu kadar takdire şayan mekan tasarımları ve çevre grafikleri görmedim. Sadece bu yüzden bile oyunda her yeni haritaya, mekana geçişimde ayrı bir oyun oynuyormuş hissine kapıldım. Sanırım bunu yapabilmek sonunda bütün güzel sözleri alçak gönüllülük yapmadan kabul edebilmeyi sağlayabiliyor. Etraftaki objeler, bina tasarımları ve yer şekilleri o kadar masalsı ve renkli tasarlanmış ki, inanın oyundan screenshot alırken sırf bu yüzden çok acı çektim. Çünkü güzel olan her şeyi resmetmeye çalışmak hakikaten uzun bir resim listesinin oluşmasına sebep oluyor.
Aslında, online oyunlar için "grafik" kelimesinin pek bir anlam ifade etmediğini düşünebilirsiniz. Emin olun Guild Wars ile beraber fikriniz değişecek ve grafiklerinde MMORPG'lerde de ne kadar şık ve sorunsuz olabileceğini göreceksiniz. Dediğim gibi çevre grafikleri hem çözünürlük açısından hem de detay açısından rakiplerinin çok ilerisinde. Hatta yakın zamanda piyasaya çıkan bütün Single RPG'lere aşık atabilecek bir düzeyde. Karakter modellemeleri de aynı mekan grafikleri gibi çözünürlük ve detay bakımından çok hoş ve dengeli bir kıvamda. Zırhların üzerine yansıyan ışıklar, kılıç kavgalarında ortaya çıkan saldırı ve hasar efektlerinin tümü için sadece "bu kadar olur" diyorum. Ama asıl inanılmaz olan şey biraz önce övdüğüm bütün o grafik yapılandırmasının 1 GHz'lik bir işlemci, 512 MB RAM ve ATI Radeon 9000 � GeForce 4 TI serisi bir ekran kartı ile çalışabiliyor olması. Bence bu önerilen sistem için hayli makul istekler. Oyunun minimum sistem gereksinimi ise 800 MHz'lik bir işlemci, 256 MB RAM, ATI Radeon 8500 veya GeForce 3�4 MX gibi bir kombinasyon yalnızca. Oyunun böyle düşük sistemlerde randımanlı ve detaylı bir biçimde çalışmasının yanında en kalabalık karşılaşmalarda bile en ufak yavaşlamaya veya atlamaya rastlamamak Blizzard'ın öğrencilerinin optimizasyondaki ustalığını ve harika başarılarını gözler önüne seriyor.
Ben şu an oyunu monitörümün el verdiği en yüksek çözünürlükte, bütün ayarların high ve Anti Alising'in de 4x olduğu bir konumda oynuyorum. Ayrıca hız konusunda da hiçbir problemim yok. Bu arada madem Graphics Options kısmından laf açıldı, bu bölümü de açıklamadan geçmeyelim. Oyunda çözünürlük kısmını 800x600'den, 2048x1536'ya kadar yükseltebiliyoruz. Ayrıca Visual Quality'yi ayarlayabileceğimiz baştan Highest Quality'ye kadar uzanan bir ibre bulunuyor. Advanced bölümünde de Terrain Quality, Reflections, Texture ve Shadow Quality arasında ayarlamalar yapabiliyoruz. Tam ekran modu ve ışıklandırmaların derecelendirilmesi yine buradan gerçekleştiriliyor. Birde tabii ki Refresh Rate ve Anti Aliasing var. Bunlarda 2x ve 4x arasında değişiyor. Şimdiye kadar hep grafiklerin artılarından bahsettim. Ama her ne kadar grafik yapılandırması şimdiye kadar MMORPG'ler arasında gördüklerimin en iyisi olmasına rağmen, ufak iki kusuru var. Birincisi karakterlerin ne videolarda ne de normal oyun sırasında ağızlarının oynamıyor olması. Seslendirilmiş olmalarına rağmen (birazdan oraya da geleceğim) kötü de olsa ufak bir animasyon güzel olurdu. Fakat bu o kadar kafaya takılacak bir problem değil. Grafiklerden şikayet etmemiz için hayli ufak ve yetersiz bir kusur bu. Bir diğeri ise etkileşime girdiğimiz bir iki hayvanın dışında kuş, kelebek, börtü böcek gibi doğal yaşamın çok çeşitli olmaması. Bunu aslında problem olarak görmemiz doğru olmayabilir. Çünkü bunun gibi bir Online RPG'den ve de bu kadar muhteşem bir grafik şovu seyrederken fazlasını istemek şımarıklık olabilir. Ben yalnızca yeni fark ettiğim bir nokta olduğu için belirtmek istedim. Sakın yanlış anlamayın ben böyle bir oyun için daha iyi bir alternatif düşünemiyorum. Var olan ufak tefek eksiler (ki eksi bile sayılmazlar aslında) yüzünden grafiklerden not kırmak büyük bir yanlış olurdu. Bir de bu kadar detayı bug olmadan oynuyor olmamız, grafik yapılandırmasının çoktan tam not aldığını ispatlıyor. Kısacası başta dediğim gibi grafikler muhteşem.
mitHtcn
13-02-2006, 20:10
Animasyonlar da aynı grafikler gibi. Oyunu genelinde harcanan büyük emek ve sarf edilen çaba animasyonlarda da fark ediliyor. Grafiklerle yaşadığımız o ilk şok, animasyonlarında katkısıyla direk komaya dönüşüyor resmen. Ana karakterler ve NPC'ler için geçekten çok özen gösterildiği belli. Ben hiçbir zaman insanın göz zevkini bozan ve oyunun masalsı havasına ters düşen kaba bir animasyon görmedim. Yaptığımız hareketler ardı arda birbirinden farklıda olsa animasyonlar arasındaki geçişlerde herhangi bir bug ile karşılaşmıyoruz. Her karakter için hayli yumuşak ve gerçekçi animasyonlar hazırlanmış. Büyüler ve mana sayesinde yapılan diğer özel hareketler temelde hep aynı gibi görünseler de her yeni skill'in en azından yapıldıktan sonraki son birkaç saniyesinin birbirinden farklı olduğunu siz de fark edeceksiniz. Yani anlatmak istediğim yapılan özel hareketlerin skill tarzına göre birbirinden farklı animasyonlara sahip olduğunu belirtmek. Daha önce grafiklerde söylediğim videolarda karakterlerin ağızlarının oynamaması sorununu animasyonlar kısmına yazmak daha doğru olacak galiba. Uzatmadan animasyonların da (ağız hareketleri sorununu grafiklerde adam gibi eksi olarak saymadım burada da saymıyorum) tam puan olduğunu söyleyerek videolara geçiyorum.
Grafiklerde ve animasyonlarda karakterlerin ağız hareketlerinde sorun olduğunu söyleyerek sanırım videoların nasıl bir şey olduğuna dair bir fikir vermişimdir. Anlayacağınız gibi oyunda kendi grafik motoruyla yapılmış videolar izliyoruz. FMV videolar bulunmuyor. Aslında oyunun grafik motoru bekleneni veremeseydi bu durumun eksi olduğunu söyleyebilirdim. Dediğim gibi videolarda karakterlerin ağızlarının hareket etmemesi dışında ne seslendirmelerde ne de hikaye anlatımında problem var. Bu yüzden FMV videoların olmamasını ihtiyacı hissedilen bir eksi olarak nitelendirmiyorum. Oyunda eğer ana görevleri diğer oyuncularla birlikte ekip halinde yapıyorsanız, GW dilinde "bonus" olarak adlandırılan karakterler ana kahraman olarak videolarda boy gösteriyorlar. Diğer ekip üyeleri de arkada sıra halinde bekleseler de sinematiklere katkıları olmuyor. Bu durum o görevin sonuna kadar değişmeden öyle kalıyor. Grafikler içinde animasyonlar içinde ortak sorun olan "ağız" problemi tek eksi. Onun dışında videolar içinde tam puan verebilirim. Bu eksiklik yüzünden grafikler ve animasyonlardan not kırmadık, şimdi videolardan kırarsak ayıp olur.
Geçen gün bir televizyon kanalında izlediğim Online oyun incelemesinde sunucu fizik motoru hakkında da bayağı bir konuştu. Ben de bu olay sonucunda Guild Wars'ın da fizikleri hakkında konuşmaya (ben yazıyorum ama olsun) karar verdim. Aslında kısaca "oyunda fizik yok" diyerek geçebilirim ama olayı biraz açmak lazım sanırım. Oyunumuz MMORPG olduğu için fizik konusunun hayli gereksiz bir şey olduğu kanısındayım ben de. Eminim benim gibi düşünenlerde vardır. Oyunda etkileşime girdiğimiz NPC'ler ve toplanabilecek item'lerin dışında herhangi bir ağaç, taş, çalı çırpı gibi nesnelere müdahale edemiyoruz. Karşımızdaki bir yaratığı öldürdüğümüzde de ölüm animasyonu dışında başka bir şey çıkmıyor ortaya. Yalnız bu oyun esnasında eksikliğini hissettiğimiz bir şey değil. Ama sert bir darbe aldığımızda şöyle üç-dört metre savrulmak falan güzel olabilirdi. Maalesef böyle anlarda olduğumuz yere yığılmanın dışında herhangi bir şey yapmıyoruz. Ama bunu problem olarak belirtmiyorum, yanlış anlaşılmasın. Kısacası başta da dediğim gibi oyunda fizik yok, doğrusu ihtiyaç da yok. O yüzden fiziklerin olmaması eksi olamaz. Hiç girmeyebilirdik fizik konusuna ama televizyon programcısı aklımı çeldi :)
mitHtcn
13-02-2006, 20:10
Böylesine muhteşem müzikler...
Ses ve müzikler yazının başından beri yazmayı iple çektiğim bölümlerden biriydi. Önce müziklerden başlamak istiyorum. Oyundaki her melodi gerçekten harikulade. Ben hiçbir oyunda bu kadar masalsı ve kaliteli müzik işitmemiştim. Oynamaya başladığım andan şu an bulunduğum yere kadar geçen süre içerisinde müziklerin kalitesi bir an bile düşmedi. İnanılmaz bir titizlikle hazırlanmışlar. Daha önce birçok oyunun güzel müzikleri olduğuna şahit olmuştum, ama hiçbirisi Guild Wars'takiler kadar duygusal olamamıştı. Bence bundan sonrada (Guild Wars 2 çıkana kadar belki) Guild Wars'takilerin kalitesine eş değer, bir oyunun atmosferini böylesine tamamlayan müziklere sahip başka bir oyun daha çıkmaz. Hemen hemen her bölgenin kendine has melodileri var. Savaş alanlarının dışında ortamın durumuna uygun, karamsarsa karamsar, cıvıl cıvıl bir ortamsa o derece renkli ve eğlenceli tınılar işitiyorken, görev içerisinde ve savaş alanlarında insanı harekete geçiren sert ama yine sanatsal olan müzikler bize eşlik ediyor. Blizzard'ın tüm yapımlarında müzikler çoğunlukla kendilerini belli etmeseler de hep kaliteli olmuşlardır. Blizzard'ın öğrencilerinin de derslerine iyi çalıştıkları belli. Daha fazla söylenebilecek bir şey gelmiyor aklıma, müzikler hakikaten çok profesyonelce kaydedilmiş. Kesinlikle tek bir kusurları yok. Bu yüzden müziklere tam puan veriyorum. Sırf bu yüzden bile yapımcıları ayakta alkışlamak lazım.
Seslerde de oyunun genelindeki kaliteyi fark edebilirsiniz. Onlarında diğerlerinden aşağı kalır bir yanları yok. Çevresel sesler beklenenin üzerinde. Doğa olayları aynı gerçek hayattaki gibi gerçekçi kaydedilmiş. Ne bir akarsu ve ya bir şelale gördüğümüzde ne de adım atarken çıkardığımız seslerde bir yapaylık hissediyoruz. Doğrusu adım atarken veya koşarken çıkan seslerin daha kaliteli olabileceğini göz ardı edemeyiz ama yine de bu durumlarının çok da kötü olmadığını düşünüyorum. Hele piyasada bu kadar ses özürlü oyun varken (bkz. Spiderman Ultimate) GW'nin bu haline şükretmek gerekiyor. Yaptığımız büyü ve diğer saldırılarda oluşan efektlerin tümü çok iyi. Metalin metale çarptığında ya da karşılıklı çatışmalarda insanın kulağını tırmalayan karışıklıklar veya seslerin birbirine girmesi gibi problemler olmuyor. Her şey yerli yerinde ve kontrollü olarak kulağımıza ulaşıyorlar. Bu nedenle oyunun ses yapılandırmasına tam puan veriyorum. Benim en çok hoşuma giden özelliklerden biri videoların seslendirilmiş olması oldu. Oyun içersinde ne NPC'lerde ne de kendi karakterimizde seslendirme işitmesek de, videolarda ana karakterimizin dahil seslendirilmiş olması bence bu açığı kapatıyor. Ama tabii oyun sırasında bilhassa savaşlarda yara aldığımızda karakterimizin çığlık ve feryatlarını unutmamak lazım. Firma en azından bunu eklemeyi unutmamış.
mitHtcn
13-02-2006, 20:10
Böylesine rahat kontroller...
Kontroller Guild Wars gibi kapsamlı bir oyuna keza çok kolay ve anlaşılabilir bir biçimde programlanmışlar. Oyuna yeni başladığınızda "Acaba tuş kargaşası yaşayacak mıyım?" diye hiç endişelenmeyin. Oyunda sadece Space ve Mouse kombinasyonunu aktif halde kullanıyoruz. Onların dışında kullanacağımız bütün o "invertory", "map", "quest" gibi pencerelerin kısayol tuşları, aynı diğer tüm RPG oyunlarıyla beraber klasikleşmiş olan yerlerinde duruyorlar. Yeni eklenen ve oyuna has farklılıklar içinde meraklanmaya gerek yok. Çünkü ekranın sol alt köşesinde bulunan menü sayesinde erişmek istediğimiz kısma kolayca ulaşabiliyoruz. Kontrol sisteminin bu kadar basit tutulması tabii ki oyuna artı kazandıran bir şey. MMORPG gibi tecrübesiz oyuncuların gözünü korkutan terimlerin kontrol klişelerini yıkabilecek en güzel örneklerden biridir Guild Wars. Temel olarak kontrolleri anlattıktan sonra şimdi biraz ayrıntıya inelim. Karakterimizi birçok aksiyon oyunundan (RPG'lerde de artık) alıştığımız WASD yardımı ile kontrol ediyoruz. Fakat Guild Wars kamera açılarının ayarlanabilmesinin de katkısıyla Mouse ile oynayabilme seçeneğini de bize sunuyor. Diablo severler ve Elder Scrolls serisinin hayranları için ortak bir "tutku" oluşturan Guild Wars için bu ufak özelliğin unutulmaması da hoş bir olay.
Normal anlarda yukarıda da dediğim gibi WASD + Mouse ikilisi ile her şeyi halledebiliyoruz. WASD ile karakterimizi ilerletirken, sağ Mouse Click ile yön tayini yapıyoruz. Sol Mouse Click ise yöneleceğimiz hedefi belirliyor. "Space", atağa geçmek (kısaca saldırmak), konuşmak, etkileşime girmek gibi eylemleri gerçekleştiriyor. Aynı işlemleri Mouse ile de yapabildiğimizi hatırlayalım. Quest penceresi ilk olarak "L" tuşuna ayarlanmış olsa da ben bunu rahat kullanım için "Q" ile değiştirdim. Ayrıca diğer RPG'lerden de tanıdığımız "I", "M" gibi tuşlar sırasıyla Invertory ve harita için kullanılıyor. Guild Wars'ta yarar sağlayan önemli seçeneklerden biri de 2. haritamız. "U" tuşu ile açtığımız bu özellik sayesinde geldiğimiz yönü gösteren bir rehbere sahip oluyoruz. Diğer oyunculara mesaj yazmak istediğimizde de "Enter" yardımımıza koşuyor. Experiance dağıtımı ve yeteneklerimiz arasında seçim yaparken "H" ve "K" tuşlarına, guild organizasyonlarını yaparken ve parti üyeleri içinde "G" ve "P" tuşlarına basıyoruz. Oyun boyunca kullandığımız yeteneklerimiz sırasıyla 1 ve 8 arasındaki tuşlara entegre edilmiş. Ayrıca sürükle bırak mantığıyla bunlar arasında değişimler ve düzenlemeler yapabildiğimizi de unutmayalım. Kontrol sistemi eminim bu anlattıklarımdan sonra karışık gelmiş olabilir. Ama bu konuda şüpheye düşmeye hiç gerek yok. Çünkü uzun süre boyunca bu tuşların çoğuna ihtiyacınız olmayacak bile. Siz temel olan kontrol mantığını anladıktan sonra diğerleri de zamanla kendiliğinden anlaşılacaktır.
Aslında bu kadar dil dökmeye gerek yoktu. Başta sadece "eğer daha önce RPG oynamışsanız GW'nin hiçbir zorluğu yok size karşı" demem yeterli olacaktı. Sanırım Guild Wars'ın kontrol mekanizmasının nasıl bir şey olduğunu size anlatabilmişimdir. Control Options kısmı da açıkladıktan sonra bu bölümü bitirelim. Options menüsünden Control Setup kısmına tıklayarak ulaştığımız bu bölümde, diğer oyunlardakiyle hemen hemen aynı olan liste halindeki şemada klavye ayarlarını yapabiliyoruz. Ayrıca buradan Mouse ile kontrol özelliğini açıp kapama, ters olarak kamerayı kullanma, PVP'de karakterlerin isimlerinin görünüp görünmemesi, sürekli koşma ve çift tıklama ile eylemlerin yapılması gibi özellikleri isteğimize göre aktif hale getirip, kapatabiliyoruz. Oyunun Options kısmında da diğer menüler gibi hiçbir karışıklık yok. Ayrıca genel olarak kontrollerde (birçok yerde dediğim gibi) çok iyi. Bu yüzden bu kısmada tam puan veriyorum.
mitHtcn
13-02-2006, 20:11
Yapay zeka da bence atlanmaması gereken önemli bir kısım. Çünkü oyunun birçok yerinde NPC'lerle iletişim halinde bulunuyoruz. Birçok görevde quest karakterleriyle maceradan maceraya koştuğumuzu düşünürsek, yapay zeka konusu Guild Wars içinde önemli bir yer teşkil ediyor. Örneğin Prince Rurik uzun süre missions görevlerinde (dikkat) yol arkadaşımız olacak. Prince Rurik ve onun gibi diğer karakterlerin yapay zekaları genel olarak bakıldığında "fena değil" tabiri ile özdeşleştirilebilirler. Fena değil diyorum çünkü yan karakterler ya kendi başlarına otomatik olarak, ya da komut verildikten sonra veya biz birine yöneldikten sonra harekete geçmeleri dışında pek bir zeka belirtisi göstermemekteler. Ama ben yine de böyle bir oyun için yeterli bit yapay zekaya sahip olduğunu düşünüyorum. Ayrıca savaşlar sırasında ayakta kalan karakterlerin eğer ölmüşse ilk önce "healer" (birazdan açıklayacağım) olan karakterleri canlandırmaya gayret etmeleri şık bir şey. Dediğimiz gibi karşılaşmalarda yan karakterlerimiz komut vermesek de otomatik olarak atağa geçebiliyorlar. Resurrection ve Heal işlemleri de otomatik olarak yapılıyor. Yalnız Missions bölümlerinde (dikkat 2) Prince Rurik gibi ana senaryo karakterlerinin belirli yerlerde bizi takip etmekten vazgeçip başına buyruk saldırıya geçmeleri ilk başlarda yön konusunda yardımcı olsa da ileriki görevlerde strateji gerektiren kısımlarında yapılan planın suya düşmesine sebep oluyorlar. Bu yüzden yapay zeka'nın çok iyi olduğu söylersem hem objektif olmam, hem de diğer bazı oyunlara ihanet etmiş olurum. Yapay zeka kısmının başında bu yüzden "fena değil" tabirini kullandım. Bu haliyle yapay zeka için ortalama bir not verilebilir. Zaman zaman gösterdikleri zeka belirtilerini de göz ardı etmek olmaz. Eksileri ve artıları bir nevi "dengeli" olduğu için geçer not veriyorum. Şimdi asıl incelemeye geçebiliriz.
Tek oyunda...
Oyunu kutulu olarak aldıktan veya internetten kredi kartı ile indirdikten sonra, CD-key ve kullanıcı işlemlerinin akabinde, kendimize bir hesap aldıktan sonra ana Guild Wars ekranı ile baş başa kalıyoruz. Karakter yaratma bölümüne girdiğimizde karşımıza iki seçenek çıkıyor. Role Playing mi, yoksa PVP olarak mı oynayacağımızı belirliyoruz. PVP yani Player Vs Player manasına gelen oynayış şekli daha çok deneyimli oyuncular için tasarlanmış. Ben yazının başından beri ağırlıklı olarak Role Playing kısmından bahsettim. Daha sonra PVP'yi de anlatacağım ama önce Role Playing kısmını bitirelim. RP olarak oynamaya karar verdikten sonra karşımıza karakter yaratma ekranı çıkıyor. Seçebileceğimiz altı tane karakterimiz var. Bunlar Necromencer, Elementalist, Warrior, Monk, Mesmer ve Ranger. Şimdi gelin bu altı karakterimizi bir tanıyalım:
# Necromancer
Benim oyundaki favori karakterim. Kara büyücü olarak tanımlayabileceğimiz bu türden bir karakter seçerseniz, çok güçlü kara büyülere ve lanetlere sahip olarak normal oyuna devam edeceksiniz. Büyü olarak lanetleri ve kan büyülerini kullanan Necromencer, diğer oyunlarda ki örneklerine (Diablo 2) benzer bir yetenek ağacı kullanıyor. Benim en çok kullandığım kan büyüleri karşıdaki düşmanın sağlığını çalarak bize eklemekle alakalı. Uzun menzilli ve kısa menzilli olarak da içerisinde iki gruba ayırabileceğimiz kan büyüleri etkili ve çok can götürmesi sebebiylede oyunda sizinde favoriniz olacaktır. Necromencer'ı Necromencer yapan hepimizin diğer oyunlardan da iyi bildiği cesetler sayesinde yapılan ölüm büyüleri Guild Wars'ta da var. Hayli ilginç saldırıları bulunan bu bölüm için kan büyülerinden sonraki ikinci tercih olduklarını söyleyebilirim. Bize getirileri kan büyüsüne göre az olması yüzünden ikinci tercihler. Ama ciddi karşılaşmalarda önemli konumda olduklarını da göz ardı etmemek gerekir. Son olarak Necromencer'ın sahip olduğu büyü türü lanetler. Bunları kullandığımız sırada karşıdaki düşmanın sağlığını zamanla götürme, zehirleme gibi kesintilere sahip olan lanetleri sona bırakmamın sebebi eğer uzmanlaşmamış isek saldırı gücünün çok fazla etkili olmaması.
mitHtcn
13-02-2006, 20:11
# Elementalist
Necromencer'ın zıttı olarak adlandırabileceğimiz oyundaki ak büyücü sınıfımız. Yetenek ağacı ile de Necromencer ile benzerlik gösteren, daha doğrusu yaptığı büyülerin hasar dereceleri ile benzerlik gösteren Elementalist için iyi bir karakter olduğunu belirtebiliriz. Saldırıları daha çok büyü ağırlıklı olduğu için yakın plan silahlarda çokta başarılı olmadığı ortada. Ama oyunda karakterimize ikinci bir sınıfın yeteneklerini yükleyebiliyoruz. Yeri gelmişken bunu da söyledikten sonra Elementalist'in büyü türlerinden bahsedelim. Karakterimiz adı üstünde bir "Elementalist" bu yüzden doğadaki elementleri silah olarak kullanıyor. Ateş, su, hava gibi elementler aralarında dereceli olarak ayrılıyorlar. Ateş ile hava saldırıya yönelikken, su daha çok karşıdaki düşmanı etkisiz hale getirmeye yönelik büyüler. Ateş havadan daha etkili olmasına rağmen ona göre daha fazla mana götürüyor. Bunlar içerisinde en akla yatkın olan ve etkili olan saldırı çeşidi "Energy Storage" olarak adlandırılan sınıf. Diğerlerine göre daha etkili olması sebebiyle eminim sizinde ilk tercihiniz olacak olan bu çeşit için söylenebilecek çok fazla şey yok. Elementalist hakkında benim fark ettiğim önemli noktalardan biri, uzmanlaşılan büyülerin Necromencer'dakilere göre daha etkisiz kalması.
# Warrior
Oyundaki savaşçı karakterimiz. Herkesin anlayacağı üzere saldırı bakımından yakın plan ve ağır silahlar olarak tanımlayabileceğimiz sınıfı kullanan bir karakter Warrior. Diğer karakterlere göre üstünlük ya da ayrıcalık olarak daha dayanıklı olan karakterimiz için, her oyunda kas yığını olan kişilerin sahip olduğu özellikleri barındırdığını söyleyebilirim. Daha çok fiziksel atağa dayalı olan saldırılarının hemen hemen hepsi en uygun tabirle "tuttuğunu koparan" bir etkiye sahip. Diğer büyüsel yetenekleri fazla olan karakterlere nazaran adam gibi büyü olarak belirteceğimiz bir saldırısı yok Warrior'ın. Bu yüzden güç, kılıç kullanma, balta ve balyoz ustalığı, taktik gibi alanlarda uzmanlaşabiliyor. Silah uzmanlıkları adı üstünde karakterimizin o silah üzerindeki yeteneklerini arttırabilmemize yarıyor. Ama ben size yine de kılıç üzerine ağırlık vermenizi öneririm. Zira diğerlerine göre daha bir can alıyor kılıç. Fakat ille de ben başka bir silah uzmanlığı istiyorum diyorsanız sıranız hammer, ondan sonra axe olarak olsun. Çünkü axe oyunda daha pasif olan bir silah türü. Güç ve taktik içinde yine diğerleri gibi adı üstünde diyorum. Güç alanında uzmanlaşırsanız (ki tavsiyem en başta güce yönelmeniz) yaptığınız ataklarda ve karşılıklı savaşlarda çok mesut bahtiyar olursunuz. Taktik kısmı ise "heal" gibi yeteneklerin ana başlığı. Bu da bence hayli gerekli olan bir yetenek çünkü oyun süresince birçok yerde "Healing Signet" özelliği en çok kullanacağınız (aklıma bir şey gelmiyor bu yüzden yine büyü diyorum) büyü olacak.
# Monk
Guild Wars'ta en çok işe yarayan ve ekipte en çok ihtiyacınız olacak olan karakterlerden biri Monk. Yaptığı sağlık ve diriltme büyüleri yüzünde de en çok kapısını çalacağınız takım arkadaşınız. Saldırı bakımından bu altı karakter içerisinde en fakiri olan Monk için "Polyanna" ismini yakıştırabilirim sanırım. Dayanıklılık bakımından da pek bir ciğer çıkaramaması yüzünden tek ve en önemli amacı başkalarına yardım etmek olduğu için bu ismi kullanıyorum. Ama sizde fark edeceksiniz ekipte bir Healer'ın bulunması çok gerekli çünkü dediğim gibi diriltme ve sağlık konusundaki yetenekleri yüzünden lazım bir karakter. Büyüsel güçler adına da zaten genelde yardım etmekle meşgul olduğu için saldırıda da başarılı olamıyor. Takım arkadaşlarını korumak, öleni diriltmek, sağlık sağlamak gibi başlıklarda toplanan büyüleri için hepsinin kendi alanlarında etkili olduğunu söylüyorum. Saldırı amaçlı olarak gerçekten gereğini adam gibi yerine getiren tek büyüsü "Smiting Players".
mitHtcn
13-02-2006, 20:11
# Mesmer
Bu karakterimizi diğer RPG oyunlarında da bulunan her şeyi ortalama olan karakterler sınıfına koyabiliriz. "Hepsinden biraz biraz" kelime dizisi Mesmer'e (bu Word adam olmayacak, nedir mermer?) cuk oturuyor. Ne demek istediğimi sanırım anladınız. Görünüş olarak büyü konusunda silahlı savaşa göre daha üstün olduğu düşünülen Mesmer için tek bir alanda adam gibi uzmanlaşabildiğini söylemek yanlış olur herhalde. Her konuda belli bir derecede (her konuda demekte yanlış aslında ama neyse) yetenek sahibi olmasını artı olarak karşılayabilirsiniz belki, ama bence Mesmer için adam gibi bir yetenek ağacı yaratılsaydı daha iyi olurdu. Eminim bu konuda Guild Wars müdavimleri benimle ters düşecektir. Fakat benim Mesmer'den edindiğim izlenim bu yönde oldu. Mesmer saldırı açısından bir nevi "etkisiz hale getirme" büyülerine sahip olduğu söylenebilir. Büyü konusunda saldırı yerine etkisiz hale getirme konusunda yönelmesi Mesmer'in takım çalışması mantığına uygun olduğunu gösteriyor. Gelen saldırının veya büyünün etkinliğini azaltmak, kafa karıştırmak, düşmanın yavaş iyileşmesine neden olmak gibi yanıltıcı büyüleri var bu kahramanımızın. Ama yapabildiği dallarda uzmanlaştığında, kendi büyülerinin hakkını vermesi bence Mesmer'i yine oynanabilir bir karakter yapıyor. Karakter seçerken Mesmer'de tereddüde düşseniz bile endişelenmeye hiç gerek yok. Ama savaşlar sırasında diğer karakterlere göre daha bir stratejik yaklaşmanız gerektiğini de bilmeniz lazım.
# Ranger
En çok sevdiğim karakterlerden biri. Ranger için sadece "okçu" sıfatını yakıştırabiliriz sanırım (Ranger diyince aklıma hep Power Rangers geliyor hey gidi günler) Uzun menzilli silahlarda diğerlerinden yetenekli olması, Ranger'ın bir ok ustası olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca bu altı karakter içerisinde evcil hayvana sahip olabilen tek kişi yine Ranger. Evcil hayvan diyince sakın papağan falan anlamayın, burada benim kastettiğim aslan, kaplan, kurt gibi yol arkadaşları. Saldırı açısından dediğim gibi uzun menzilli silahları tercih eden Ranger, büyü konusunda da çok etkili bir karakter değil. Büyü konusunda yeteneksiz derken sakın pasif bir karakter olduğunu sanmayın. Bu durumu Warrior örneği ile açıklayabilirim. Yaptığı özel hareketler büyü ağırlıklı olmasa da yine çok şıklar. Ama karşısındakini zehirlemek, attığı bir okun derecesini arttırmak gibi takviye yeteneklere sahip olduğu için ben öyle söyledim. Yine de çok etkili olan bir karakter Ranger. Büyüsel saldırılar olarak hayvanına ekstra güç sağlamak, biraz öncede dediğim gibi okun hızını ve etkisini arttırmak gibi yetenekleri var. Ranger olduğu için kullanılan tuzak bazlı saldırıların diğerlerine göre daha yayarlı olduğunu söyleyebilirim. Eğer Ranger olarak oynuyorsanız bu tip saldırılara yönelebilirsiniz.
Kontrollerden bahsederken Skill'lerin nasıl kullanıldığını anlatmıştım. Şimdi bu Skill'leri nerelerden kazandığımıza bakalım. Görevleri yapıp, quest'leri tamamladıktan sonra bazı NPC'lerden bu Skill'leri elde edebiliyoruz. Ama oyun içinde bu Skill'leri satın alabileceğimiz bazı satıcılar bulunuyor. Belli bir ücret karşılığında aldığımız bu yetenekleri diğerlerinden hiçbir farkı olmadan kullanabiliyoruz. Sahip olduğumuz bu Skill'ler şehirlerin dışında veya görev sırasında değiştirilemiyor. Savaş sırasında eğer tam Skill kullanıyorken sert bir darbe alırsak büyü iptal ediliyor ve büyünün tekrar etkinliğe geçmesi uzuyor. Bu durumu karakterimizin şevkinin kırılması veya küsmesi olarak açıklayabiliriz.
mitHtcn
13-02-2006, 20:12
Oyunda Skill satıcılarının yanında birçok farklı satıcıda (tabii ki) bulunuyor. Merchant, Dye Treader, Rare Material Treader, Material Treader, Storage(bunun amacı farklı ama olsun), Rune Treader, Armor, Weapon ve Collector olmak üzere birçok alışveriş yapabileceğimiz NPC var. Bunlar içerisinden en çok haşır neşir olacaklarınız Armor ve Weapon tabii ki. Bu kimselerden bir şey satın alacağımız zaman bazı alt maddelere ihtiyaç duyuyoruz. Crafting yapabilmemiz için gerekli bir şey bu. İhtiyaç duyulan maddeler satıcıdan satıcıya ve mekandan mekana değişiklik gösterebiliyor. Eğer bu maddelere sahip olmak istersek Material Treader ve Rare Material Treader'lar imdadımıza koşuyorlar. Öldürdüğümüz yaratıklardan da alt maddeleri elde edebilsek de bu daha sancılı bir işlem.
Almak istediğimiz bir zırhı sadece Crafting maddelerini vererek satın alamıyoruz. Yine belli bir miktar altın ödemek gerek. Weapon işlemlerinin halledildiği kimselerde alış verişin yanında üzerimizdeki silahları Costomize yani geliştirme işlemlerini yapabiliyorlar. Eğer silahımızı böyle bir yerde upgrade ettirirsek o silah bize optimize edilmiş oluyor. Sahip olduğumuz herhangi bir zırhın eğer beğenmezsek rengini değiştirebiliyor olmamız da yapımcılar tarafından atlanmamış hoş bir özellik. Burada Dye Treader'lar devreye giriyor. Her renk (artık popülerliğinden dolayı herhalde) farklı bir ücrete tabii tutulmuş. Mesela siyah dye şişesi tam tamına 7000 altın. Ben oyunda bayağı ilerlemiş bir insan olarak toplam 3812 altınım var. Tabii bu sayı yaptığım hatalar ve oyun boyunca aldığım item'ler yüzünden daha fazla olabilme potansiyelini kaybettiği için şu an 3000 altın. Fakat oynadığım süre boyunca kazandığım bütün altınlar toplansaydı yine 3 şişe en azından 2 şişe siyah dye alamazdım. Artık gerisini siz düşünün.
Siyahtan sonra gri, griden sonra diğer renkler birbirini izliyor. Aldığımız bir dye şişesini satmaya kalktığımızda büyük çaplı bir şaşkınlık ve hüsran yaşıyoruz. Örneğin benim şuan elimde tuttuğum gri dye sadece bir altın ediyor. Satın almak istersem 600 altını gözden çıkarmak gerek. Gönlümüze göre bir dye alıp kullandığımızda (olur ya) rengini beğenmezsek sadece dye remover şişeleri derdimize derman. Tabi siyahta böyle bir lüksümüz yok. Hayır, olmadığından değil, insan aldığı bir siyah dye'ı kullandıktan sonra silerse herhalde başkalarına kalmadan kendi kendini döver. Dye remover'ler genellikle Merchant'lar sayesinde erişilebiliyor. Ayrıca Merchant'lardan görevler sırasında etrafta rastladığımız sandıklar için anahtar, ekstra invertory için çanta, kemer gibi şeyler satın alınabiliyor.
Collector'lar ise en ilginç olanları. Quest'ler sırasında en olmadık yerlerden karşımıza çıkabiliyorlar. Örneğin invertory'nin tükendiği ve etrafta daha bir sürü toplanacak item varken karşıma çıkan Collector. Bu kişi istediği Crafting maddesinin sayısını karşıladığımda bana ekstra bir çanta vereceğini gördüğümde çok sevinmiştim. Son olarak açıklamadığımız (kesin unuttuğum biri vardır) Rune Treader'lar var. Artık Rune'ın ne olduğunu açıklamama gerek var mı bilmiyorum ama bunlar sayesinde zırh ve bilumum eşyamızı upgrade ettiğimizi söyleyebilirim. Guild Wars'ta karakterlerimize ikinci bir meslekte ekleyebiliyoruz (bkz. Elementalist). Bu meslekler oyun sırasında belirli NPC'ler aracılığıyla ekleniyor. Her sınıfın NPC'si farklı olup, ayrı bir yerde bulunuyor. Ben bütün karakterlerin bu meslek ekleyen NPC'lerinin nerede olduklarını tam olarak not edemediğim için buraya yazamıyorum. Artık onu da siz keşfedin.
mitHtcn
13-02-2006, 20:13
Oyunumuzda Quest'ler sayesinde gezip görebileceğimiz ya da kendiniz keşfedebileceğiniz birçok irili ufaklı yerleşim bölgesi bulunuyor. Kullanılan haritanın ve mekanların bu kadar geniş tutulması eminim birçok kişiyi sevindirecektir. Kısmen bitmeyen bir oyun olduğu için haritaların büyük olması önemli bir şey. Ayrıca ferah ferah oynuyor olmak strateji olayının da etkin bir biçimde kullanılmasına sebep oluyor. Çünkü varış noktasına ulaşmak için tek bir yol izlemiyoruz. Geçilecek mekanların düşman çeşitlerinin ve yer şekillerinin de göz önünde bulunduruluyor olması serüven hissini dolu dolu yaşatıyor.
Oyunda bulunan birçok bölgeye diğer MMORPG'lerin aksine at, araba, uçan hayvan gibi araçlar olmadan tabanvay olarak gidiyoruz. Sadece bu sebepten normal bir Quest zorluğundan değil, mesafenin uzunluğu yüzünden saatler sürebiliyor. Ama hiç korkmayın daha önce gittiğimiz yerleşim gölgelerine yürümek zorunda değiliz. Direk teleport olabiliyoruz (başka bir tabiri yok bunun hayır arkadaşım ışınlanma eş anlamlı). Aslında yeni başlayan arkadaşların kendilerinin keşfetmesi daha güzel olabilirdi ama ben yine de söylüyorum. Oyunda bazı uzak adalara gemi yolculuğu yapabilme imkanımız var. Ben bu özelliği gördüğümde çok sevinmiştim. Birkaç satır yukarıda dediğim gibi oyunda bir sürü yerleşim bölgesiyle haşır neşir oluyoruz. Ascalon City'nin oyundaki ana yerleşim bölgesi olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Bunun dışında oyunda kervanlara, sahil kasabalarına, başka adalara, antik köylere ve karlı dağların arasındaki mağaralara gidilebiliyor. Mekan tasarımlarının ne kadar zengin olduğunu grafiklerden bahsederken belirtmiştim. Yazının sonuna yaklaşırken düşmanlardan da söz etmemek olmaz.
Her bölge, her harita kendine has yaratığa ve haşarata sahip. Dev örümceklerden, gargoyle'lara, taş-buz troll'lerinden, ölülere kadar gerçekten çok geniş bir düşman yelpazemiz var. Bunlarda bizim gibi lvl ve derecelere sahipler. Ayrıca normal versiyonlarının renkli ve fosforlu halleri olan (biri Diablo mu dedi?) boss karakterleri de oyunda unutulmamış. Bu boss'lar ilk başlarda sadece videolarda boy gösterseler de, oyunun ilerleyen kısımlarında çok çetin karşılaşmalar yapılacağı belli oluyor. Az daha unutuyordum yazının bir yerinde PVP'den de bahsedeceğime söz vermiştim. PVP olayını ben MMORPG'lerde pek sevmesem de Guild Wars'ta kinden bayağı zevk aldım. Bu şekilde oynamayı seçerseniz karakterimiz direk 20.lvl'dan başlıyor. Bunu dipnot olarak algılayabilirsiniz tecrübesiz bir kullanıcı iseniz Role Playing olarak başlayın. RP'de tek kişilik oynayış ön plana çıkarken PVP'de grup halinde oynamak esas amaç. Kendi grubumuzu oluşturduktan sonra oyunda bir nevi turnuva olan Guild Wars'a katılabiliyorsunuz. Eğer derece elde ederseniz isminiz GW'nin resmi web sitesinde çıkıyor. Ayrıca PVP olarak oynarsanız RP'de bulunmayan birçok özelliğe sahip olabilirsiniz. Oyun boyunca kullandığımız Skill'ler PVP'de büyük farklılıklar gösteriyorlar. Yazımı yavaş yavaş noktalarken acaba bir şey unuttum mu diye düşündüğümde o kadar oynamama rağmen daha keşfedecek çok şeyim olduğunu anlıyorum. Bu yüzden için rahat, geri kalanı size bırakabilirim.
Oyunun artılarını tek bir paragrafta toplarsak muhteşem grafiklerini, harikulade seslerini, inanılmaz müziklerini, kolay kontrollerini, dengeli Quest yapısını, takdire şayan dünyasını kısaca Guilg Wars'ın var olmasını artı olarak gösterebiliriz. Ayrıca aylık ücret istememesi de tabii ki bir artı. Birde loading süreleri çok kısa bu da bir artı.
"Eksilerini tek bir tarafta toplarsak" yazdığım için kendime küfrediyorum ama objektif olmak lazım. Oyunun tek eksisi videolarda karakterlerin ağızlarının oynamaması. Bir de okul hayatım çalkantıda, bu da eksi:)
Sonuç
Arkadaşlar World Of Warcraft muhteşem bir oyun. Guild Wars ise harikulade bir oyun. Aralarındaki tek fark bu. WoW birçok konuda GW ile, GW de bir çok konuda WoW ile yarışamaz. Arada Guild Wars � World Of Warcraft tartışmasına açıklık getireyim dedim :) Yazının başından beri oyunu öve öve dilimde tüy bitti. Ben hayatım boyunca bu kadar "dolu" bir oyun görmedim. GW'yi alırken verdiğim 85 milyon (en azından ben aldığım zaman öyleydi) herhalde ömrüm boyunca yaptığım en iyi eylem oldu. Guild Wars için kısaca "hayatımın oyunu" diyebilirim. Blizzard'ın öğrencilerini ayakta alkışlıyorum. Eğer "oyunu alsak mı acaba?" diye tereddüde düşerseniz sizi kovalarım :) İyi oyunlar.
Not: Okula devam eden arkadaşlar için bu oyun sakıncalıdır.