kroNik_gotHic
25-10-2005, 15:34
Sanki dünya umurunda değildi. Ya da kaybedeceği hiçbir şey kalmamış bir insanın tavrıyla ağlıyordu. Hıçkırıyordu. Gözyaşları yüreğinin derinliklerinden çıkıp geliyordu. Çok bağlandığı, çok emek verdiği bir adam tarafından terk edilmişti. Yalnızı artık. Çıplaktı. Korkularyla baş başa kalmıştı. Sığınabileceğini düşündüğü, belki de sığındığı liman yoku artık. Ve içinde ne varsa döküyordu ortaya. Nasl sevdiğini, neler verdiğini, neler verebileceğini, ne hissettiğini anlatıyordu. Ruhunun derinliklerindeki gizli duyguları bile ele vermekten çekinmiyordu. Ve bunları bir adamı sevdiği için yapıyordu.
Onu saçlarından öperek uğurlamıştım o akşam. Ve bir gün onun gibi çıplak olabilmeyi özlediğimi düşünmüşüm. Ve de hiç bir zaman onun kadar çıplak olmayı başaramayacağımı da.
Ben bir erkektim ve bu toplumda yaşıyordum. Duyglarımı bir yerlerde bir şekilde, tam olmasa bile bastırmak öğretilmişti bana çünkü.
Ve de bilinçaltımda her zaman varlığını sürdürecekti bu öğreti.
Onu saçlarından öperek uğurlamıştım o akşam. Ve bir gün onun gibi çıplak olabilmeyi özlediğimi düşünmüşüm. Ve de hiç bir zaman onun kadar çıplak olmayı başaramayacağımı da.
Ben bir erkektim ve bu toplumda yaşıyordum. Duyglarımı bir yerlerde bir şekilde, tam olmasa bile bastırmak öğretilmişti bana çünkü.
Ve de bilinçaltımda her zaman varlığını sürdürecekti bu öğreti.