Biri ben zenginim dedi
Biri ben mühendisim dedi
Biri ben gemiciyim dedi
Öbürü yanaş da bir görelim dedi
Biri züppeyim dedi
Şapkayı öne eğdi
Biri denizciyim dedi
Denize gitti
Biri havacıyım dedi
Havaya gitti
Biri karacıyım dedi
Karaya gitti
Biri güclüyüm dedi
Herkesin gücüne gitti
Biri ben hastayım dedi
Doktorun hoşuna gitti
Biri mal sahibiyim dedi
Mal silkindi, yemin et dedi
Biri gelirim var dedi
Öbürü gelir misin dedi
Biri ben barışıkım dedi
Biri ben karışıkım dedi
Biri ben yumuşakım dedi
Biri ondan ilâcını istedi
Biri ben işçiyim dedi
İçeri girdi
Biri ben de işçiyim dedi
Dışarı gitti
Biri ben güzelim dedi
Güme gitti
Biri canım sıkılıyor dedi
Biri hay senin canına dedi
Biri dedi ben pazarcıyım
Pazara gitti
Biri dedi ben mezarcıyım
Mezara gitti
Ben solcuyum dedi
Sağcının biri
Biri dedi ben dağcıyım
Ben de avcıyım dedi biri
Biri dedi ben yağcıyım
Yağcılık meslek mi dedi biri
Tüccarım ben dedi
Tüccarın biri
Şairim dedi yazarın biri
Ben de yazarım dedi şairin biri
Ben deliyim dedi
Aklıllının biri
Biri ben çok akıllıyım dedi
Ve diye-diye delirdi
söylenmiş ve söylenecek tüm merhabalara merhaba
http://img273.imageshack.us/img273/3880/1lf5.png (http://imageshack.us/)
BEN SENİ SENSİZ SEVDİM
Ben seni severken
Sen yanımda yoktun ki!
Ben seni özlerken
Sen bilmiyordun ki!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen yokken bakışların vardı
Beynime kazınmış
Nereye baksam oradaydılar,
Ben seni sensiz sevdim..
Göremesem de, rüyamdaydın,
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.
Sen bile!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da, hayalin vardı,
Sen olmasan da, şarkılar vardı;
Seni hatırlatan...
Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,
Sen olmasan da,bulutlar vardı,
Sen olmasan da,günbatımları vardı,
Sen olmasan da,denizler vardı...
Ben seni sensiz sevdim...
Aslında sen hep vardın,
Aynı şehirde,aynı sokakta,
“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;
Ben seni sensiz sevdim...
Ne olurdu sende beni sevseydin?
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,
Hani kıyamet koptuğunda...
Ben seni sensiz sevdim...
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!
Orada masanın üstünde bir resim,
İkimiz denize karşı durmuşuz Üsküdar’da
Saçlarımızın üzerinde martılar,
Gözlerimizde acemi bir aşk
Ve tuhaf ve çocuksu bir mutluluk,
Senin sırtında sarı yağmurluğun
Kadıköy’de ucuzluktan almışız
Bende o siyah kazak hani bir kedi gibi sokulduğun
Şubat ve yağmur yağıyormuş meğerse,
Islatan her tarafımızı
Orada masanın üstünde bir resim,
Yak bitsin
Orada kapının arkasında bir yazı,
Seviyoruz yazmışız birlikte,
Harfler nasıl titremiş meğer ellerimizde,
Bir pazartesi akşamı ben eve dönünce
Tutup öyle yazmışız nereden estiyse,
Hep gülüşün, hep sıcaklığın sinmiş harflere,
Ne yaptığın çorbanın, ne pilavın tadı
Sobayı yakmayı unutmuşuz ne gam,
Senin çiğdemler açmış yüzünde sıcaklığın
Orada kapının arkasında bir yazı
Sil bitsin.
Orada sehpanın üzerinde iki bardak,
Senin demlediğin çayı içmişiz birlikte
Nasılda dalgamızı geçmişiz dünyanın bütün dertleriyle,
Bir masalmış bir yalanmış gibi korkmuşuz,
Sıkı sıkıya yaslanmışız bahtımızın kara yıldızına
Ben tek sen üç şeker atmışın filiz çayımıza
Sonra açıp perdeyi gökyüzünden bir dilek tutmuşuz,
Mehtap gülümsemiş deli yürek çocukluğumuza
Orada sehpanın üzerinde iki bardak,
Kır bitsin.
Orada odaya saçılmış küçük hatıralar,
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Belki minik kızgınlığın, belki bir gülüşün orda,
Böreğin altını yakışın, düğmeyi dikerken iğneyi eline batırışın,
Ve saçların hep o kan gülleri taktığın saçların, beni mahpus bıraktığın saçların.
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Hep o kanepede oturmuşluğun, şu senin küçük yastığın, şu eşarbın,
İşte şu bir haziran akşamı gitmek için ayaklanışın
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Orada odaya saçılmış küçük hatıralar,
Git bitsin.
Orada ayaklarının dibinde bir adam,
Adam bütün adamlığını dökmüş önüne,
Böyle kaç gün yada kaç gece, ayaklarının dibinde,
Öyle kolay mı öyle kolay gitmek,
Her şeyi bu İstanbul’u, o sevdiğin adaların kokusunu
Mısır çarşısını, Eminönü’nün balık ekmeğini
Beyoğlu’nun sinema salonlarını birlikte beklediğimiz 28 numarayı,
Unutmak öyle kolay mı, öyle kolay,
Orada ayaklarının dibinde bir adam,
Kov bitsin.
Orada çekmecede yedi otuzbeş bir silah,
Babadan kalma,
Hani bir bayramda saydırmışız havaya,
Sen biraz ürkek sokulmuşun omzuma,
Kuşlar havalanmış bütün kuşları İstanbul’un,
Giderken galiba bir beni birde bunu unutmuşun
Orada çekmecede yedi otuzbeş bir silah,
Ve burada zaten öldürdüğün bir yürek,
Vur bitsin
Sen olsaydın güneş doğacaktı her gün
Sıcaklığın saracaktı aşk dolu kalbimi
Sen sevseydin kanamayacaktı yaralarım
Sevginle bütünleşecekti zavallı yüreğim
Olmadığın günü bugünden saymadım
Gelmediğin günü vuslattan bilmedim
Ah sen senin yok olduğun anlarımı
Yaşadığım sandığın hayattan saymadım